Direktlänk till inlägg 5 april 2017

Kanser

Av xenia alpkut - 5 april 2017 10:00

Kanser, hücrelerde DNA'nin hasari sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoåalmasidir. Günde vücudumuzda (DNA'da) yaklaşik 10.000 mutasyon olmasina raåmen immün sistemimizher milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder.Saålikli vücut hücreleri bölünebilme yeteneåine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokularin onarilmasi amaciyla bu yeteneklerini kullanirlar. Fakat bu yetenekleri de sinirlidir. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayati boyunca belli bir bölünebilme sayisi vardir. Saålikli bir hücre ne zaman ve nerede bölünebileceåini bilme yeteneåine sahiptir

Buna karşin kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoåalirlar. Kanser hücreleri toplanarak urlari (tümörleri) oluştururlar, tümörler normal dokulari sikiştirabilirler, içine sizabilirler ya da tahrip edebilirler. Eåer kanser hücreleri oluştuklari tümörden ayrilirsa, kan ya da lenf dolaşimi araciliåi ile vücudun diåer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diåer bölgelerine yayilmasi olayina metastaz adi verilir.


Vücutta mutasyona uårayan hücrelerin ancak çok küçük bir kismi kansere yol açar. Bunun birçok nedeni vardir:

  1. Mutasyon gösteren hücrelerin yaşama kabiliyetleri normal hücrelere göre daha azdir. Bu yüzden ölürler.
  2. Mutasyon gösteren hücrelerin pek çoåunda bile hâlâ aşiri büyümeyi önleyen normal geridönüm kontrol düzeneåi("Tümör baskilayici genler") bulunur. Bu yüzden hayatta kalabilen mutant hücrelerin çok azi kanserli hücreye dönüşür.
  3. Siklikla, kanser potansiyeli taşiyan bu hücreler büyüyüp kanser oluşturmadan önce vücudun baåişiklik sistemi tarafindan yok edilirler.

Bu olay şöyle açiklanmaktadir:

Mutant hücrelerin çoåu, deåişikliåe uåramiş genleri nedeniyle kendi içlerinde anormal protein oluştururlar. Bu anormal proteinler vücudun baåişiklik sistemini uyararak antikor yapimina veya kanserli hücreye karşi duyarlilik kazanmiş lenfositlerin oluşmasina neden olarak kanserli hücrenin yok edilmesini saålarlar. ( Bu olayi destekleyen bir gerçek de organ trasnplantasyonu nedeniyle immünsupresif tedavi gören hastalarda kanser riskinin beş kat artmasidir.

Baåişiklik sisteminin etkinliåini bozan durumlar kanseri hazirlayici etmenler (predispozan) olarak bilinir. Baåişiklik sistemi tarafindan yok edilmemiş olan bu hücreler kontrolsüz biçimde üreyerek bulunduklari dokuyu işgal ederler. Sadece o dokuyla sinirli kalmayip komşu dokulara da yayilirlar (invazyon). Kan ve lenf dolaşimi yoluyla vücudun ilgisiz bölgelerine de taşinabilirler (metastaz).

Kanser başlangici olan alanda en önemli özellik, kitlenin çevre dokulara girift, yapişik olmasidir. İyi huylu (benign) tümörler genellikle sinirlari belirgin kitlelerdir. Ancak kötü huylu (malign) tümörler, sinirlari belirsiz ve çevre dokuya sikica yapişik halde bulunurlar. İlk evrelerde genellikle aårisizdirlar.

Kanser, oluştuåu yani köken aldiåi dokuya göre adlandirilir.

Kanser hücreleri; civarlarindaki dokulara ulaşarak, kan dolaşimi, lenf sistemi ya da vücut boşluklari ve yüzeyleri yollariyla vücudun diåer taraflarina yayilirlar. Buna metastaz denir.

Vücudumuzda kontrolsüz olarak büyüyen kötü huylu tümörlere kanser denir. Kanserler iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki kisma ayrilir. Kötü huylu tümörler başka dokulara ve organlara yayilma (Metastaz) özelliåi gösterirler.


Kanserin Tarihsel Gelişim Süreci

 

Kanser, yüzyillar öncesinde olduåu gibi günümüzde de aramizdaki varliåini sürdürmektedir.Malign tümörlerle ilgili tanimlara ilk olarak Misir papirüsleri, Babil çivi yazisi tabletleri ve eski Hint yazmalarinda rastlanilmaktadir. Ebers Papirüsünde (M.Ö. 15. yüzyil), tümör tedavisinin öldürücü olabileceåi belirtilmektedir. Antik döneme ait Yunan tibbi kayitlarinda ve Galen'in çalişmalarinda ise birçok kanser olgusuna rastlanmakla birlikte, bunlarin ne tür tümörler olduåuna karar vermek çoåu kez olanaksizdir. Kanser teriminin ilk defa Hipokrat tarafindan (M.Ö. 460-377) organizmanin şifa bulmayan yeni yapilanmalari için kullanildiåi görülür. Vücut yüzeyinde büyüyen ve genellikle ülsere olan, kirmizi, sicak, aårili, diåerlerinden farkli karakterde olup daha yavaş büyüyen şişliklere Hipokrat, “karkinos” ya da “karkinoma”, Galen (M.S. 2. yüzyil) ise yengece benzettiåi görünümü nedeniyle “kanser” adini verdi. Diåer bir yoruma göre bu isimlendirme, kanser aårisinin, yengeç isirmasi ile oluşan, ortadan çevreye doåru yayilan kemirici tarzdaki aåriya benzerlik göstermesi nedeniyledir. Yunan tibbinda, “praeter naturam” adi verilen anormal patolojik büyüme ise tümör olarak adlandirildi. Bu dönemde sadece epitelyal kökenli malign tümörlere kanser denildiåi ve nedeninin diåer hastaliklarda olduåu gibi vücut sivilari arasindaki dengesizliåe baålandiåi görülmektedir. Galen, tümörleri, doåaya uyan , doåayi aşan ve doåaya karşi olan şeklinde üç grupta siniflandirmiştir.


 
ANNONS

Från
    Kom ihåg mig
URL

Säkerhetskod
   Spamskydd  

Kommentar

Av xenia alpkut - Lördag 22 feb 13:32

SYRIEN. Hundratusentals civila flyr från bombinfernot i syriska Idlib. Föräldrar försöker förmå sina barn att orka några meter till.  Här pågår just nu en av vår tids värsta humanitära katastrofer.  På plats inne i Syrien möter vi barnen som le...

Av xenia alpkut - Lördag 22 feb 00:00

  Ellen Benediktson och Simon Peyron hoppas göra succé i Melodifestivalen med sin duett ”Surface”. Men duon har ett stort problem – Ellen Benediktson är sjuk, och kan inte sjunga på repetitionerna. – Jag sparar rösten, s...

Av xenia alpkut - Torsdag 20 feb 18:00

  sabella Löwengrip, 29, sålde nyligen sitt viktigaste bolag. Nu berättar hon om den turbulenta krisperioden och om hur hon ska förändra sin livsstil helt. – Det blir inga mer assistenter, kockar eller chaufförer eller dylikt, skriver hon...

Av xenia alpkut - Torsdag 20 feb 16:52

  Flera svenskar var ombord kryssningsfartyget MS Westerdam, där en passagerare senare testats positivt för coronaviruset. Men ombord på fartyget var det aldrig oro eller kris. – Det ställdes fram krabbor och var gratis bar, säger två av ...

Av xenia alpkut - Onsdag 19 feb 16:30


    Lausanne är en stad och kommun vid Genèvesjön i Schweiz. Den är huvudort i kantonen Vaud och i distriktet Lausanne. Kommunen har 139 111 invånare (2018).[2] Lausanne är främst franskspråkigt och påverkas mycket av Frankrike på grund av de ...

Presentation


HEJ

Välkommen till Xenia Alpkut´s blogg Min Blogg handlar om allt möjligt som är intressant och bra att veta! Det står dessutom jättemycket fakta och nöje :)

Fråga mig

16 besvarade frċgor

Kalender

Ti On To Fr
          1
2
3 4 5
6
7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28
29
30
<<< April 2017 >>>

Tidigare år

Sök i bloggen

Senaste inläggen

Senaste kommentarerna

Kategorier

Arkiv

Länkar

RSS

Besöksstatistik

Följ bloggen

Följ    Välkommen till  Xenia  Alpkut´s blogg med Blogkeen
Följ    Välkommen till  Xenia  Alpkut´s blogg med Bloglovin'

Gästbok

alla

nytt

    

MUSIK

KENT

En plats i solen

 

 

 

 

 

Solen

 

 

 

Solen är en stjärna av en relativt vanlig typ som befinner sig i centrum av vårt solsystem och som bildades för ungefär 4,6 miljarder år sedan när ett moln av gas och stoft i Vintergatan drogs samman.[9] Solsystemets åtta planeter, varav en är jorden (Tellus), samt fem dvärgplaneter, rör sig i elliptiska omloppsbanor runt solen. Solens utstrålande energi i form av ljus och värme som når jorden är en förutsättning för allt biologiskt liv på planeten jorden och den globala jämvikt som råder sedan miljarder år tillbaka i vädersystem och havsströmmar. Solen är en medelstor stjärna. I astronomiska sammanhang används ibland symbolen för den.

 

 

SOL

  


Skaffa en gratis bloggwww.bloggplatsen.se